Biliyorum çok aptalca ama şu şeytan çıkarma ayini işe yaramış görünüyor! Her ne kadar temkinli yaklaşmaya gayret etsem de son birkaç gündür süregelen tablo karşısında sevineyim mi korkayım mı bilemedim. Önce evdeki tüm şişeleri (ki çoğu yarısına kadar doluydu!) çöpe boşaltan annem, sabah benden önce kalkıp (!!) en sevdiğim krepten pişirmişti, ve üstelik nefesinde zerre alkol kokusu yoktu. İnanılmaz birşey! O kadar neşeli, o kadar mutlu görünüyordu ki anlatamam. Çok uzun zamandan sonra ilk kez bir annem olduğunu hissetmenin ne büyük bir mutluluk olduğunu tahmin dahi edemezsiniz.

Bu güzel haberi anlatmak için dayanamadım kahvaltı sonrasında uçarcasına Sookie’ye gittim. Çıldırmış bir halde temizlik yapıyordu. Yok oraya basma yok buraya dokunma diyip durdu bana. Lafı resmen ağzıma tıktı. Tam konuşacaktım ki ne göreyim! Ah Sookie, sen hiç akıllanmayacak mısın be kızım! Olan olmuş işte. O kadar uyarmama rağmen her zamanki inatçılığıyla bildiğini okumuş yine. Bin defa Bill’den uzak durması gerektiğini anlattım ama ne fayda! Saklama gereksinimi bile duymadığı boynundaki ısırıklar herşeyi anlatıyordu..
