Kasabada hayat tahminim ötesinde bir hızla devam ediyor. Geri dönüşümün üzerinden henüz birkaç ay geçmesine rağmen şu son dönemde yaşadıklarım, bana bir zamanlar insan olduğumu anımsatıyor sürekli. Özellikle bazı hisleri, en azından hissedebilmeyi unuttuğumu sandığım anda hayatıma girdi Sookie. Biliyorum, ben artık insan değilim. Benliğimin büyük bir parçası, her ne kadar toplumla yaşamayı öğrenmeye alışıyor olsam da vampirliğin getirdiği acımasızlıkla dolu. Yine de şanslı sayılırım çünkü pek çoklarının aksine bendeki bu zarar verme güdüsünü büyük ölçüde kontrol altına alabildim. Şimdilerde benim için anlamı giderek artan bu genç kadının ekseninde dönüyor hayatım ve kimilerine garip gelse de bu durumdan hiç şikayetçi değilim. Açıkçası kimin ne düşündüğü de zerre kadar umrumda değil. Bir tek onun zarar görmesine dayanamayacağımı biliyorum ve işte hep bu anlarda büyük bir güçle ortaya çıkıyor içimdeki şiddet. Tıpkı geçen gece olduğu gibi.. Küçük bir kızken başına gelenleri anlatırkenki kırıganlığı, bundan sonra ne olursa olsun onu her daim korumam gerektiği duygusunu bir kez daha yaşamama sebep oldu. Bizleri vahşilikle, acımasızlıkla, kötülükle suçlayan insanların asıl kendilerinin ne denli şeytani olabildiğini çok iyi biliyorum ben. Ve hiçbir kötülüğün karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.

Bunun bedeli bir can almak olsa da, hiç farketmez, zaten yaşamayı haketmeyen bir canı aldım ben.