Kasım 26, 2009

Şu hayat bana mutluluğu çok görüyor bunu anladım. Ne zaman güzel birşeyler olsa hemen arkasından herşeyi paramparça eden korkunç şeyler yaşıyorum. Daha düne kadar Bill ile hayatımın en güzel anlarını yaşadım ve sırf bu yüzden başta Sam olmak üzere pek insanın hışımına uğradım. Biliyorum Gran öldü, pek çok cinayet işlendi ama ben ne olursa olsun bunun gerisinde vampirlerin, en azından Bill’in olmadığını savunup durdum. Diyorum ya ne zaman mutluluğu yakaladığımı düşünsem hayat bir tokat gibi çarpıyor yüzüme. Malcom ve Diane’in Merlotte’s baskını, Bill’in gelmesi, ortalığın neredeyse savaş alanına dönmesi ve Bill’in o iğrenç vampir sürüsüyle gidişi. Baskın sonrasında bardaki bir grup, vampirlerin peşine düşmekle ve onları avlamakla ilgili konuşmaya başladı. Duyduklarımı telaşla Sam’e anlattım ama tabi ki ne o ne de bir başkası yardım etmeyi dahi düşünmediler.

Bütün geceyi Bill’in evinde onu bekleyerek geçirdim. Hiç gelmedi.. Sabah, tüm bu bekleyişimin boşuna olduğunun habercisi siren seslerine uyandım.. Renard Mahallesi’ne vardığımda gördüğüm manzara korkunçtu. Tamamen yanmış bir ev ve evden çıkarılan 4 ceset. Şerif, kapkara tabutlar içinde yatanlarının hepsinin vampir olduğunu söylediğinde hayat benim için tamamen durdu..

Yangın

 
Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın
Kullanım Koşulları