Eylül 23, 2009

Yüzyıllar boyunca insan ırkının en çok merak ettiği ve varlığını kabul etmekle inkar etmek arasında kaldığı en büyük sırlardan biri oldu vampirler. Şimdilerde, günlük yaşantınızın bir parçası gibi rahatça etrafta olsak bile, kendimizi korumak için varlığımızın bir efsane gibi algılanabilmesi için uzun süre gerçekten çok uğraştık. Oysa ki bizler, en az insan ırkı kadar varız bu dünyada.

Şu an yeryüzündeki en yaşlı vampirlerden biri ben olsam da vampirliğin doğuşu benden bile eskilere uzanıyor. Örneğin tarihteki ilk vampir mezarı İÖ 2000’de Mısır’da bulundu. O zamandan bu yana çeşitli dönemlerde, izlerimizi bulabilmenize izin verdik. Oysa insan ırkı, en az bizler kadar acımasız ve zalimdi. Özellikle Roma İmparatorluğu’nun ilk yıllarında, ordunun elit askerleri türümüzü bir türlü rahat bırakmıyordu. Önemli sayıda vampir, ordu tarafından yakalanarak katledildi. Bazılarımız ise esir alınarak, aslanlar, kaplanlar ve zırhlı Hristiyanlarla gece dövüşlerine bırakıldı. Bu dövüşlerin en sadık izleyicilerinden biri de İmparator Longinus’tu. Longinus’un biz vampirler arasındaki önemi bugün bile sürüyor; çünkü tarihimizdeki en eski vampirlerden olan Brittanicus tarafından ısırılarak Roma’nın ilk vampir imparatoru oldu. Onun varlığıyla bir dönem en azından askerlerin zulmünden uzak yaşayabilme imkanı bulmuş olduk.

Longinus

Bu dönem, elbette ki çok sürmedi.. 1096 yılında vampirler o güne kadar görülmemiş bir savaşa dahil olarak, teker teker katledildi. Haçlı Seferleri, sadece İslamiyet için değil vampirler için de dehşetin ta kendisiydi. Kudüs’ten birer birer kovulan atalarım, dünyanın çeşitli bölgelerine dağılarak bölünmek zorunda kaldı. Haçlı Seferleri ile birlikte bizler, vampirliğe ilişkin her türlü izi sildik, şehir hayatından taşralara yönelerek varlığımızı varla yok arası devam ettirdik. Ancak tüm bu dehşet, iyiden iyiye bölünen vampir gruplarını kendi aralarında da bölüştürerek bir tarafta daha dikkatli ve uysal, diğer yanda tamamen barbar ve acımasız bir ırk yarattı…

Vampir

İlerleyen yıllarda, özellikle İngiliz edebiyatı romanlarına konu olduk, insanlar hep bizden bahsetti ama varlığımız asla kesin kanıtlarla açıklanamadı. Bu esnada hem beslenmeye hem de yeni vampirler yaratarak sayımızı arttırmaya devam ettik. 1905 yılına geldiğimizde sayımız tüm dünyada bir milyonu geçmişti.

Sayımız her geçen gün artarken, bugün çeşitli dernekler ve örgütlerle artık gizlenmek bir yana insan ırkı ile aynı yasal haklar için mücadele veriyoruz. Buna karşı çıkan insanların yanı sıra kendi içimizde de sentetik kanla beslenmeyi reddeden, yıllarca süren şiddeti gerçek kan uğruna devam ettirmek isteyen çok fazla grup var. Yakın gelecekte insanlar ve vampirleri karşı karşıya getirebilecek yeni savaşların ötesinde, kendi içimizde birbirimize düşebileceğimiz ayrımlar başlayabilir korkusu taşıyorum.

Yaşadığım onca tecrübe ile şunu söyleyebilirim; yeni bir lidere, bir yol göstericiye daha önce hiç olmadığı kadar çok ihtiyacımız olacak.

 
3 Yorum
  1. lunagirl - 24 Eyl 2009 02:25

    Yakında yeni ve çok daha kanlı bir savaş başlayacak bence!

  2. Omaba - 15 Eki 2009 20:03

    Oooff super dizi buuu

  3. Emre - 4 Kas 2009 15:51

    burda haçlı seferlerinde kovulan atalarımız derken,selçuklu ve osmanlıları nerdeyse barbar olarak tanımlıyor,bence düzeltilmeli !!!

Yorum Yapın
Kullanım Koşulları