Kasım 23, 2009

Yufka yürekli salağın tekiyim ben. Ne kadar huysuz ve aksi olsam da bir yanım hayatımı bunca yıl cehenneme çevirmiş olan anneme dahi kıyamayacak kadar yumuşak galiba. Öfkelenmekten kendimi alamıyorum ama yine dönüp dolaşıp yanıbaşında buluyorum kendimi. Kimbilir belki de çaresizliği, yalnızlığı dokunuyor bana. Neticede karşıma “içimde şeytan var” diyerek çıktığı gün, onu bir daha asla dinlememeye yemin etmiştim ama günün sonunda eve dönüp onu kanepenin üzerinde öylece yatarken görünce dayanamayıp kıvrılıverdim yanına. Belki yanında olursam onu bu lanet olası bağımlılığın elinden kurtarabilirmişim gibi hissettim.

Her zamanki gibi yanılmışım. Bankadan arayıp da annemin problem çıkardığını öğrendiğimde beynimden vurulmuşa döndüm. Gördüğüm manzara utanç vericiydi. Nasıl bu hala gelebildi annem, nasıl bu kadar küçük düşürebildi kendini biliyorum.. Tek bildiğim çok çaresiz ve acı içinde görünmesiydi ve sanırım o noktada ona yardım etmeyi seçmekten başka çarem yoktu. Çok saçma olduğunu, şeytan diye birşey olmadığını biliyorum! Ama o benim annem lanet olsun! İnanmasam da ona yardım etmek zorundaydım.

İşte böylece gecenin karanlığında ormanın içinde yürüyüp sözüm ona şeytan çıkarma ayini için Bayan Jeanette’i bulmaya gittik. Yolda ne kadar ürperdiğimi anlatamam. Pek çok kez bu işin çok saçma olduğu düşüncesiyle vazgeçmek istedim ama annemi hiç bu kadar kararlı görmemiştim. Derme çatma bir karavana vardığımızda geri dönüşü olmayan bir yola girer gibi hissettim yine de sesimi çıkarmadım. Bayan Jeanette, annemin üzerine taşlar dizerken ben de bir köşede bir an önce gitsek diye huzursuzlanıp durdum. Fakat sonra o kadar tuhaf, korkutucu şeyler olmaya başladı ki birkaç kez diklensem de sonunda epeyce tedirgin olmuş bir şekilde olduğum yere sinip kaldım.

Bayan Jeanette

 
Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın
Kullanım Koşulları