<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>True Blood &#187; arlene</title>
	<atom:link href="http://www.truebloodturkiye.com/tag/arlene/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.truebloodturkiye.com</link>
	<description>Türkiye</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Dec 2009 20:21:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Drew, Rene ve Bill</title>
		<link>http://www.truebloodturkiye.com/drew-rene-ve-bill/#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=drew-rene-ve-bill</link>
		<comments>http://www.truebloodturkiye.com/drew-rene-ve-bill/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 20:21:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sookie Stackhouse</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[arlene]]></category>
		<category><![CDATA[bill compton]]></category>
		<category><![CDATA[bon temps]]></category>
		<category><![CDATA[cajun aksanı]]></category>
		<category><![CDATA[drew marshall]]></category>
		<category><![CDATA[gün ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[jason stackhouse]]></category>
		<category><![CDATA[merlotte's]]></category>
		<category><![CDATA[rene]]></category>
		<category><![CDATA[sam]]></category>
		<category><![CDATA[tru blood]]></category>
		<category><![CDATA[true blood]]></category>
		<category><![CDATA[Vampirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.truebloodturkiye.com/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[Hayatım o kadar karmakarışık bir halde ki kendimi mi düşüneyim, hapisteki kardeşimi mi düşüneyim bilemeden uzun ve uykusuz bir gece geçirdim. Ertesi gün öğlen vardiyası için işe gittiğimde, herşey yeterince kötü değilmiş gibi insanların acımasız ve suçlayıcı düşüncelerle üzerime dikilmiş onlarca gözü görmezden, duymazdan gelmeye çalıştım. Benim hakkımda konuşmaları zerre umrumda değil ama Jason için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatım o kadar karmakarışık bir halde ki kendimi mi düşüneyim, hapisteki kardeşimi mi düşüneyim bilemeden uzun ve uykusuz bir gece geçirdim. Ertesi gün öğlen vardiyası için işe gittiğimde, herşey yeterince kötü değilmiş gibi insanların acımasız ve suçlayıcı düşüncelerle üzerime dikilmiş onlarca gözü görmezden, duymazdan gelmeye çalıştım. Benim hakkımda konuşmaları zerre umrumda değil ama Jason için kötü konuşmalarına katlanamam. O, benim bu dünyadaki tek yakınım.. Gran’in gitmesiyle Jason’dan başka kimsem kalmadı.. Normalde düşünceleri bloke etmeyi başarsam da bu defa olmadı. İnsanların ne denli acımasız olduğunu gördükçe olabildiğince uzağa kaçıp gitmek istedim. Sam’den izin alıp bardan çıktığımda herşeyin üstüne bir de arabam bozuldu. Ben avazım çıktığı kadar bağırıp küfrederken imdadıma Rene koştu. Arabanın motorundan zerre anlamayan biri olarak Rene’yi karşımda görünce sevindim gerçekten. Bozuk bir arabayla uğraşacak halim filan yoktu zira. Araba çalışmayınca beni eve kadar mecburen Rene götürdü. Yolda laflarken birşey özellikle dikkatimi çekti; Rene’nin düşüncelerinde gündelik konuşmalarındaki Cajun aksanı yok. Tuhafıma gitse de üzerinde pek durmadım. Ne büyük hata!</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-459" title="Drew Marshall" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/Drew-Marshall1-300x168.jpg" alt="Drew Marshall" width="300" height="168" /></p>
<p>Kasabadaki tüm cinayetleri işleyen kişi Rene, gerçek adıyla Drew Marshall’dı. Beni evde kıstırmayı başardığında olanca hızla koşup kaçdım. Nereye gittiğimi bilmeden kendimi mezarlıkta bulduğumda bir yandan da zihnimde beliren anılarda Rene’nin kendi kız kardeşi de dahil herkesi acımasızca nasıl öldürdüğünü gördüm. Tanrım! Bunca zamandır aramızda dolanan, arkadaşımız sandığım bu adamın aslında ne olduğunu öğrenmek korkutucuydu. Attığı yumruklarla ağrıyan bütün vücuduma rağmen son gücümle saldırıp onu etkisiz hale getirmeyi başardım ama bir gün bir insanı öldürebileceğim asla aklıma gelmezdi.. Peşimden gelen Sam de Rene’nin yumruklarından nasibini almıştı ama daha da önemlisi gün ışığına rağmen dışarı çıkan Bill’in bütünüyle yanmış bedeniydi. Ne yapacağımı şaşırmış bir halde yanına koşsam da durumu o kadar kötüydü ki yapabileceğimiz hiç birşey yoktu. Işıktan korumak için Sam ile birlikte toprağın altına gömerken kendi ağrılarımı çoktan unutmuştum…</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-460" title="Bill" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/Bill1-300x199.jpg" alt="Bill" width="300" height="199" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.truebloodturkiye.com/drew-rene-ve-bill/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi kurtaracak biri vardır!</title>
		<link>http://www.truebloodturkiye.com/herkesi-kurtaracak-biri-vardir/#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=herkesi-kurtaracak-biri-vardir</link>
		<comments>http://www.truebloodturkiye.com/herkesi-kurtaracak-biri-vardir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 18:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tara Thornton</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[arlene]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[bayan jeanette]]></category>
		<category><![CDATA[bon temps]]></category>
		<category><![CDATA[maryann]]></category>
		<category><![CDATA[rene]]></category>
		<category><![CDATA[tru blood]]></category>
		<category><![CDATA[true blood]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.truebloodturkiye.com/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[Şu başıma gelenleri düşündükçe nasıl öfkeleniyorum anlatamam. Tanrım! Tam da herşeyin yoluna girdiğini düşündüğüm bir anda nasıl da kandırılmışım.. Neymiş, içimdeki şeytanı çıkarmış! Palavra. Jeanette denen kadının bir dolandırıcıdan fazlası olmadığını öğrendim bugün. İçtiğim o berbat şey, gördüğüm halisünasyon ve verdiğim onca parayı bir kenara bırakıyorum da yaşadığım bu hayalkırıklığı beni en çok üzen şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu başıma gelenleri düşündükçe nasıl öfkeleniyorum anlatamam. Tanrım! Tam da herşeyin yoluna girdiğini düşündüğüm bir anda nasıl da kandırılmışım.. Neymiş, içimdeki şeytanı çıkarmış! Palavra. Jeanette denen kadının bir dolandırıcıdan fazlası olmadığını öğrendim bugün. İçtiğim o berbat şey, gördüğüm halisünasyon ve verdiğim onca parayı bir kenara bırakıyorum da yaşadığım bu hayalkırıklığı beni en çok üzen şey oldu. Çünkü lanet olsun ki bu defa gerçekten inanmıştım! Bu hayatta insanın inancını yitirmesi kadar kötü birşey yok inanın. Tüm bu şeytan çıkarma saçmalığının düzmece olduğunu anneme anlatmadım çünkü en azından onun için herşey düzelmiş görünüyor. Ben de herşeyden kaçmak ve biraz olsun iyi vakit geçirmek için Arlene ve Rene&#8217;nin partisine gittim. Bundan sonrası ise tam bir felaket oldu! O kadar çok içmişim ki, en son koca bir şişe votka eşliğinde arabaya binip gaza bastığımı ve karşıma çırılçıplak bir kadın (!!) ve kocaman bir domuz çıkınca kaza yaptığımı hatırlıyorum. Kenya, Bon Temps polisi, elbette ki bu anlattığıma inanmadı ve hayatımda ilk kez bir geceyi nezarette geçirmek zorunda kaldım. Neden? Çünkü annem çıkarmadı beni buradan! Bu kadın için yaptıklarımı, katlandıklarımı düşünüyorum da hepsi boşunaymış. Bu en zor anımda yanımda kendi öz annem sırtını döndü bana, çünkü onun ruhuna zararlıymışım! <span style="text-decoration: underline;">Maryann</span> gelip de kefaletimi ödeyip beni almasaydı kimbilir daha kaç gece geçirecektim o delikte.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-415" title="maryann" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/maryann-300x225.jpg" alt="maryann" width="300" height="225" /></p>
<p>Maryann, benim gibi zor durumda kalan gençlere yardım eden bir sosyal işler memuru, yani bana söylediği kadarıyla öyle. Böyle diyorum çünkü bu kadar muhteşem bir arabası ve muhteşem bir evi olan bir memur olabileceğini bilmiyordum. Hangi sihirli dünyadan geldi bu kadın bilmiyorum ama iyi ki geldi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.truebloodturkiye.com/herkesi-kurtaracak-biri-vardir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bon Temps&#8217;dan haberler</title>
		<link>http://www.truebloodturkiye.com/bon-tempsdan-haberler/#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=bon-tempsdan-haberler</link>
		<comments>http://www.truebloodturkiye.com/bon-tempsdan-haberler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 16:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bill Compton</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vampirler]]></category>
		<category><![CDATA[arlene]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[bon temps]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[evlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[rene]]></category>
		<category><![CDATA[sookie]]></category>
		<category><![CDATA[true blood]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.truebloodturkiye.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Vampirlerin vahşi, acımasız ve saldırgan oldukları inancı tüm insanlar arasında o denli yerleşmiş ki arada benim gibi diğerlerinden tamamen farklı bir vampir olabileceği gerçeğini kabullenmek istemiyorlar. Kabul ediyorum ki doğamız gereği insan kanı ile besleniyoruz, besleniyorduk &#8211; en azından sayımız günden güne artıyor. Bon Temps&#8217;a geldiğim günden beri bu algıyı kırmak için uğraşıyorum, ne kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vampirlerin vahşi, acımasız ve saldırgan oldukları inancı tüm insanlar arasında o denli yerleşmiş ki arada benim gibi diğerlerinden tamamen farklı bir vampir olabileceği gerçeğini kabullenmek istemiyorlar. Kabul ediyorum ki doğamız gereği insan kanı ile besleniyoruz, <strong>besleniyorduk</strong> &#8211; en azından sayımız günden güne artıyor. Bon Temps&#8217;a geldiğim günden beri bu algıyı kırmak için uğraşıyorum, ne kadar başarılı olduğum tartışılır tabi. Sookie ile yakınlığımız günden güne artarken, bu konudaki en büyük (ve tek) destekçim oldu. Bugüne kadar, o ya da bu sebepten hayatıma pek çok ölümlü girdi ama hiçbiri Sookie gibi işlemedi içime. Artık unuttuğum ne kadar duygu varsa, Sookie&#8217;nin gelişiyle beraber yeniden anımsıyorum.</p>
<p>Normal bir insan gibi davranabilmek oldukça zor aslında. Düşünün ki ne yemek yiyebiliyorum, Tru Blood dışında birşey içebiliyorum ne de gündüz gözüyle etrafta dolanabiliyorum. Sahip olduğum tek zaman havanın kararmasıyla başlıyor. Bu haliyle bile sosyalleşebilmek adına birşeyler yapmaya çabalıyorum. Bu anlamda Merlotte&#8217;s biçilmiş kaftan. Bon Temps halkının yeme ve özellikle de içme konusunda ne kadar hevesli olduğunu görseniz şaşarsınız. Ben de bu durumdan yararlanabilmek için olabildiğince çok gidiyorum bara. Herşeyden öte Sookie&#8217;yi görmek için bahane yaratmış oluyorum kendime.</p>
<p>Geçen akşam ise bir değişiklik yapıp evde başbaşa zaman geçirme planımız, benim hiç hesaba katmadığım misafirler yüzünden bozuldu. Arlene&#8217;nin çocuklarına bakması için Sookie&#8217;den yardım isterken benim de ortalıkta olabileceğim ihtimalini hiç düşünmemiş olacak ki beni gördüğünde eli ayağına dolaştı, yine de (sanırım ayıp olmasın diye) çocukları bize bırakıp Rene ile ayrıldı yanımızdan. Onlar gidince, ilk kez bir vampir görüyor olmanın ürkekliği ve heyecanı ile her hareketimi izleyen iki çift gözle eğlenceli dakikalar geçirdik. Her saniyesinde bırakıp gitmek zorunda kaldığım kendi çocuklarım geldi aklıma. Yaşayamadığım babalık duygusunu bu birkaç saate sığdırmaya çalıştım ben de.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-367" title="Sookie ve çocuklar" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/3973638537_4d08dc1588_b-199x300.jpg" alt="Sookie ve çocuklar" width="199" height="300" /></p>
<p>Arlene ve Rene, beraberlerinde güzel bir haberle geldi. Sanıyorum ki dördüncü kocasına kavuşacak olan Arlene&#8217;in heyecanı her halinden belliydi. Sookie ile birlikte hiç anlamadığım kadınsal konularda planlar yapıp durdular. Rene ile ilgili içimdeki tuhaf tedirginliği göz ardı etmeye çalışarak izledim evin içindeki coşkuyu. Ancak hislerim beni bugüne kadar hiç yanıltmadı..</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-368" title="Arlene ve Rene" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/3974405642_93d631a4ff_b-300x199.jpg" alt="Arlene ve Rene" width="300" height="199" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.truebloodturkiye.com/bon-tempsdan-haberler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karanlıktan gelen</title>
		<link>http://www.truebloodturkiye.com/karanliktan-gelen/#utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=karanliktan-gelen</link>
		<comments>http://www.truebloodturkiye.com/karanliktan-gelen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 11:53:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sookie Stackhouse</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[amy]]></category>
		<category><![CDATA[arlene]]></category>
		<category><![CDATA[bill compton]]></category>
		<category><![CDATA[bon temps]]></category>
		<category><![CDATA[dawn green]]></category>
		<category><![CDATA[garson]]></category>
		<category><![CDATA[jason stackhouse]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlık]]></category>
		<category><![CDATA[rene]]></category>
		<category><![CDATA[sookie]]></category>
		<category><![CDATA[terry bellefleur]]></category>
		<category><![CDATA[vampir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.truebloodturkiye.com/?p=359</guid>
		<description><![CDATA[Yaşıyor! Bill yaşıyor! Yani teknik olarak, bir vampir ne kadar canlı olabilirse o kadar canlı diyelim! Herneyse. Günlerdir ağlamaktan, beklemekten gözüme uyku girmedi. Gran&#8217;in ölümünden bu yana beni bu denli sarsan birşey olmamıştı. Acımı unutmak için ne kadar saçma sapan şey varsa &#8211; ev temizlemek de dahil! &#8211; yaptım. Ne yazık ki arada Tara ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşıyor! Bill yaşıyor! Yani teknik olarak, bir vampir ne kadar canlı olabilirse o kadar canlı diyelim! Herneyse. Günlerdir ağlamaktan, beklemekten gözüme uyku girmedi. Gran&#8217;in ölümünden bu yana beni bu denli sarsan birşey olmamıştı. Acımı unutmak için ne kadar saçma sapan şey varsa &#8211; ev temizlemek de dahil! &#8211; yaptım. Ne yazık ki arada Tara ile kavga ettim ama insanın tüm acıyı sürekli içinde tutabilmesi imkansız öyle değil mi? Bir yerden çıkıyor işte.. Ne yapalım. Ne diyordum, evet! yangın esnasında Bill o evde değilmiş. Saklanmak için mezarlığa sığınmış. Gecenin bir vakti, perişan bir halde mezarlıkta dolanırken o kadar ümitsizdim ki bir daha onu asla göremeyeceğimi düşünüyordum, sonra birden yerin altından birşeyin bana dokunduğunu hisettim. Tanrım! Hayatımda bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Ne kadar çığlık attım bilinmez ama karşımdakinin Bill olduğunu görünce resmen şok geçirdim. Kaybettiğimi düşündüğüm adam tam karşımdaydı :)</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-360" title="Bill &amp; Sookie" src="http://www.truebloodturkiye.com/wp-content/uploads/2009/12/BillandSookie-300x168.jpg" alt="Bill &amp; Sookie" width="300" height="168" /></p>
<p>Ertesi gün mutluluktan başım dönmüş bir şekilde epey geç kalarak gittim işe. Sam parlar mı diye çekindim ama Bill&#8217;in hayatta olduğunu duyduğunda o kadar bozuldu ki geç kaldığımın farkına bile varmadı :) Bu arada görülen o ki çapkın kardeşim kendine yeni bir sevgili bulmuş. Yokluğumda sarpa saran siparişlere el atan Amy, ilk görüşte seveceğiniz tipte biri. Güler yüzü ve tatlı diliyle, hem beni hem de Arlene&#8217;in gönlünü kazandı birden. Ayrıca muhteşem garsonluk yeteneğiyle de Sam&#8217;in kaçırmaması gereken bir cevher! Dawn&#8217;dan sonra açılan boşluğu, her anlamda (!) dolduracak gibi görünüyor.</p>
<p>Unutmadan, Arlene ile Terry arasında ne oluyor öyle? Şu sıralar ne zaman baksam sürekli yanyanalar. Arlene&#8217;in kıkırdamalarından söz etmiyorum bile!! Rene görmesin :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.truebloodturkiye.com/karanliktan-gelen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
