Kasım 2, 2009

İnanın bana bu dünyada insanın sarhoş bir anneyle uğraşmak zorunda olması kadar kötü birşey yok. Daha ben küçücük bir kızken bile, annemin beni yarı ayık kovaladığını hatırlarım. Her defasında aynı yere sığınırdım; Stackhouse evi. O günden bu yana değişen hiç birşey yok aslında, hala annemle uğraşıyorum. Sadece artık çocuk olmadığım için başımın çaresine daha kolay bakıyorum belki de.. Bu akşam yolda gelirken bunları düşündüm bir an. Yanıbaşımda ilaçların etkisiyle sızmış Jason’a bakarken, o yıllarda beni annemden nasıl koruduğunu anımsadım. O küçücük boyuyla anneme nasıl da diklenmişti. O zamandan beri, kardeşliğin çok ötesinde derin bir bağlılık duyuyorum ona. Bağlılık dediysem, işte adını koyamadığım bir his var içimde. Zaten başka türlü onu kurtarmak pahasına yalanlar atıp kendimi riske atmazdım heralde. Jason’ı bir an önce hapise tıkmak isteyen Andy’nin karşısında, geceyi beraber geçirdik yalanını salladığımda Tanrı biliyor ya içimden bunun bir gün gerçek olabilmesi için resmen dua ettim. Hoş, gayet farkındayım ki Jason için ben bir kız kardeşten öte değilim ama kimbilir, belki bir gün?

 
Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın
Kullanım Koşulları